Son Yazılar

Vesvese



Akşam iftar üzerine yediğim meyveler, arada yuvarladığım dolu dolu sular ve yetmezmiş gibi tek şekerli beş bardak çayla bidonlaşan gövdemi ıslah etmek için, hoca efendi tam da “Hayye ale’s-salah” derken bir koşu, çabuk abdestle tekbire yetiştim.

Hoca Fatiha’dan zamm-ı sûreye geçmeden, derin alınan nefesler yavaş yavaş sakinleşmeye, güm güm atan kalp tek güme düşmeye başladı.

Şu camileri niye yukarı yaparlar, anlamam.

Niye bir sürü basamak çıkmak zorunda kalır insan? Düz ayak inşa etsenize birader!

Yaşlısı var, hastası var…

Neyse ki cami ferah, cemaat az!..

Zaten Ramazan’ın yarısını devirdik; bir de Kadir Gecesi’nde dolar cemaat, sonra ver elini gelecek sene.

Allah bereket versin, iki saf cemaat var, daha ne ister imam efendi!

Ses tonuna bakılırsa keyifli; arada bir coşuyor bile. Eyi maşallah…

O da ne?

Müezzinliği vermişler bir bebeye!

Ya hu yapmayın kardeşim, yok mu şöyle tok sesli bir adam gibi adam?

Ne bu ya?..

Hocam maşallah, keyiflisin demiştik ya; daha yatsının farzını üç kısacık sureyle bitirdin, demek ki teravihte uçuşa geçeceğiz.

Aman bağlayalım emniyet kemerlerini. “Sallu alâ Rasulüna Muhammed.” Teravihe niyet!

Allahu Ekber.

Al bir daha Allahu Ekber.

Ne oldu be, hızlı tren mi geçti? Bir daha Allahu Ekber.

Ben Sübhaneke’yi bitirmeden hoca rükûdan kalkıyor! Hoca hoca, nefes hoca…

Ne okuyor bu adam böyle jet gibi? Kim kovalıyor seni, kime kaçıyorsun? Allahu Ekber, Allahu Ekber…

Aman adam, Elemtereden aşağısıyla kıldırıyorsun namazı; dur hele, nefes…

Allahu Ekber!

Demek öyle görürsün, kim hızlıymış bak bakalım şimdi sen. Ne oldu, geçtim değil mi seni?

Köftehor Hoca, kimle yarışıyorsun sen?.. O da ne!

Önümdeki adamın pantolon etiketini, gömleğinin desenini ezberlemiştim de bu çoraplarda ne yazıyor böyle?

Fesubhanallah!

Bir çorapta bu kadar yazı olur mu? Hem de tabanında!

İskandinav topçusu isimleri gibi bir şey: “Çonasanakrt…” Yok ya hu, böyle değildir.

Böyle çorap markası mı olur?

Allahu Ekber.

Diğer rekâtta yakalarım nasılsa. “Canaksanruh…”

E yuh! Olmadı yine.

Beyaz çoraba bu kadar uzun siyah yazı yazan firma kesin mühim bir firmadır.

Allahu Ekber.

Bak güzel kardeşim, yanındaki Makbul giyiyor, diğeri Mısırlı, öbürü Arsen…

Ya sen niye böyle bir şey aldın?

İnsan aldığı çorabın altında ne yazıyor, okunabiliyor mu, ümmet-i Muhammed’e keder olmasın diye düşünmez mi kardeşim?

Bu ne iş ya hu!

Allahu Ekber.

Hoca, dur bir nefes alayım, bir rekât tamamlayayım ya hu!

Allahu Ekber!

Ulan Hoca, seni de döveceğim; böyle çorap giydi diye şu köftehoru da döveceğim, görürsünüz!

Hey!..

“Sallu alâ Rasulüna Muhammed…”

Vitr’e niyet.

Ne zaman bitti lan teravih?

Vay anam vay… sırttaki tere bak! Çorabın markasını da alamadık, iyi mi!

Başka yer yokmuş gibi, geldik şu karışık markalı adamın arkasına durduk namaza.

Namazı da fesada verdik. Rabbim, sen kabul eyle. Maç ne oldu acaba?..

Yarın pazar, sahura kadar oturup ikindiye kadar yatayım da rahat bir oruç tutayım.

Allahu Ekber.

“Alâ Rasulüna salavat…”

Allah kabul etsin. Haydi bana müsaade.

Bu namaz iyi oldu canım. Acayip rahatladım.

Al sana spor!

Bunu sık sık yapmalı; hatta Ramazan sonrasında da kılmalı teravihi.

Allahu Ekber.

Aman, bittiydi değil mi?

Âmin.

Âmin.

Âmin.

Hiç yorum yok